2003 yılında ayrıldıktan yedi yıl sonra 2010 yılının Mart ayında tekrar sahneye döndüler; hemde (bir hayır etkinliği kapsamında da olsa) Londra'da Royal Albert Hall sahnesinde. Deyim yerindeyse herkes mest olmuştu. Bret Anderson o anı tarif etmek için "Hayatımda pek çok uyuşturucu aldım ama bu akşam eşsizdi" cümlesini kurdu. Bu şekilde başlayan ikinci baharları kapsamında ben de iki hafta önce Suede'i One Love Festival'da seyredebildim sonunda (en ön sıradaki yerimi kaybetmemek için altı saat yerimden ayrılmadım, ama bu sayede Editors ile de tanışmış oldum).
Suede müzik dünyasına 90'ların ortasında çok hızlı girdi. Daha ilk albümleri "Suede" çıkmadan Melody Maker dergisi tarafından Britanya'nın en iyi grubu seçildiler. Suede o zamandan beri haklı olarak Britpop'un öncüsü olarak anılıyor.
Çoğu başarılı grupta gördüğümüz problemler Suede'de de ortaya çıktı. Grubun ikinci adamı gitarist Bernard Butler daha ikinci albüm "Dog Man Star" hazırlanırken ayrıldı. Suede buna rağmen muhteşem bir şekilde yoluna devam etti ve "Coming Up" ile "Head Music" albümlerini çıkardı. Sonrasında ise bir anlamda intiharları sayılabilecek olan "A New Morning" geldi. Bu albümden sonra Bret Anderson grubu dağıttı ve hayranlarına "Bir sonraki hayatta görüşürüz" diyerek veda etti.
Ama ne mutlu bize ki onları tekrar bir arada görmek için bir sonraki hayatı beklemek zorunda kalmadık. Tur programlarının yanı sıra bir de tüm albümlerinden oluşan bir set çıkardılar.
Bende konser sırasında eskilere gittim... En sevdiğim şarkılarını, bende bıraktıkları izleri ve anılarımı düşündüm. Bret Anderson sahneden inerek seyircilerin yanına gelince de herşey için teşekkür ettim tokalaşarak (itiraf ediyorum bu hızlı el hareketi O'nun için aynı anlam ve önemi taşımamış olabilir).
Kayıtlara geçmesi için en sevdiğim şarkılarını da yazasım var:
So Young
Filmstar
Lazy
She
Beautiful Ones
The Chemistry Between Us
Everything Will Flow
She's In Fashion
* Yazının bir kısmı Jörg Böckern'in www.spiegel.de internet sitesinde yayımlanan yazıdan alıntılar içermektedir.